11 ARALIK ULUSLARARASI DAĞLAR GÜNÜ

Hits: 523

11 ARALIK DÜNYA DAĞLAR GÜNÜ ve DAĞLIK ALAN BELEDİYELERİ

(YAPISAL PERSPEKTİF ANALİZLERİ)

 

 

11 Aralık 2015, İZMİR, 13.30 - 18.00

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ –DESEM BORDO SALONU

Oturum Yöneticisi: Turgay Esen :İzmir İl Dernekler Müdürü

Konuşmacılar:

Öner Gövsa, İnşaat Mühendisi, «Farklı Yönleriyle Dağ Yönetimine Genel Bir Yaklaşım»

Nurettin Tarakçıoğlu, «Türkiye’de Odun Dışı Orman Ürünlerinin Üretimi ve İhracatı» Ege Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği,  Yönetim Kurulu Başkanı

Olgun Atilla, Bornova  Belediyesi- Belediye Başkanı

Dr. Zeynel Bakıcı, Selçuk  Belediyesi- Belediye Başkanı

Prof.Dr. Bülent Cihangir: Dokuz Eylül Üniversitesi, Deniz Bilimleri Teknolojisi Enstitüsü, Değerlendirme

Herkese açık olarak düzenlenen farkındalık toplantılarımızdan olan, ve yıllık olarak düzenlenen “11 Aralık Dünya Dağlar Günü ve Dağlık alan Belediyeleri”

toplantımızda bu yıl özellikle 6360 sayılı kanun ile sınırları genişleyen ve dağlık alanlarla bütünleşen belediyelerimizin çalışmaları ve dağ konusuna

yaklaşımları önemsenmiştir. Toplantıya  tebliğli katılım ile Bornova ve Selçuk belediyesi iştirak etmiştir. Ödemiş Belediyemizden sn. İpek Yılmaz (meclis

üyesi)  dinleyici olarak katkı vermiştir. 

 

 

Oturumu yöneten , İzmir İl Dernekler Müdürümüz sn. Turgay Esen, derneklerimizin toplumsal kalkınmada ve demokratik gelişmede önemli rolleri olduğuna ve çalışmalarını kolaylaştırmada destek vermenin temel misyonları olduğuna değinerek, günün önemine ilişkin olarak:

Ekosistemin habitatı dağlardır. Türkiye’nin ve İzmir’in yaklaşık %60’ı dağlar olup dağlık alanlar ve dağlar ile ilgili önemli hususlara yönelik başta gençler ve çocuklar olmak üzere kamuoyunda farkındalık yaratmak ve doğa sevgisini aşılamak sürdürülebilirlik açısından önem taşımaktadır;

Gençler çocuklar, sürdürülebilir gelecek için doğal yaşamın önemini bilmek, korumak ve sürdürmek yönüyle önemli role sahiptir. Bu sorumluluğu çok yönlü değerlendirebilmek, taşıyabilmek eğitim gerektirir; İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) 2014-2023 Bölgesel Kalkınma Planının gelişme eksenlerinden ikincisi olan ‘Yüksek Yaşam Kalitesi’ başlığı altında ‘Sürdürülebilir Çevre’ stratejik önceliği kapsamında dağ ekosistemlerine yönelik çalışmalarını planına almıştır. Dağ ve dağlık alanların önemine ilişkin konular, kamu yönetiminin ilgi alanı içinde girmiştir;

Sürdürülebilir dağlık alan kalkınması kapsamında değerlendirildiğinde mevcut kanunlardaki boşlukların giderilmesi bakımından ele alınması gereken konular olarak:

 

          Dağlık alan tanımı ve sınıflandırılmasının yapılması,

          Dağlık alanlarda yaşayan yerel halkın karar verme süreçlerine ve yerel planların hazırlanmasına katılımının sağlanması,

          Ulusal stratejilerin, planların ve projelerin hazırlanması ve uygulamaya konulmasında sivil toplum kuruluşlarının daha fazla yer almasının sağlanması,

          Dağlık alan kalkınması ile ilgili olarak, dağlık alanlarda yürütülen faaliyetleri desteklemek üzere özel fonların ve teşvik mekanizmalarının kurulması ve uygulanması vb. tedbirlerin alınması,

          Dağlık alanlarda üretilen yerel ürünlerin desteklenmesi,

          Dağlık alanlar ile ilgili bilincin artırılması, dağlık alanlarda çevrenin ve geçim şartlarının iyileştirilmesi için somut adımlar atılması,

          Sürdürülebilir dağlık alan kalkınmasının farklı yönlerinin koordineli, dengeli ve tutarlı olarak ele alınması;

          Dağların koruma kullanma dengesi çalışmaları içinde  risk haritalarının çıkarılması, toplumsal farkındalıkların yaratılması ve geliştirilmesi”

Konuları üzerinde durmuştur. Ayrıca

Dağ farkındalığını toplumun her kesiminde sağlamak, Dağlık alanlarda yaşayan halka sahip çıkılarak yaşam kalitesinin artmasına ilişkin araçların geliştirilmesini önemsemek, Sivil Toplum Örgütlerimizin, kuruluş misyonu ve vizyonu ile dağ, dağlık alanlar ekosistem bütünü ile ilişkilendirme yaparak konuya sahip çıkmalarını özendirmek, dağ temasını her seviyede eğitim programlarına alınmasını önemsetmek … gibi  konulara dikkat çekmiştir.

Konuya ilişkin bir örnek getirerek, yumurta, patates gibi hafızamızda köylünün yetiştirdiği rutin ürünlerin artık köy halkının çoğunun artık maalesef bakkaldan aldığına dair kendi akraba çevresinden örnek vererek, tarımın ve dağa yönelik faaliyetler ve iyi dağ yönetimini konularına özenle eğilmenin ne kadar gerekli olduğunu ortaya koymuştur.  

Hatta katılımcılar, dağlık alanlara yönelik yaptıkları gezilerde yumurta satın almak istediklerinde,  önlerine sanayi yumurtası geldiğini belirterek, Sn. Esen’i desteklemişlerdir.

Ayrıca, Sn.Turgay Esen dağ aktivitelerinin çeşitli yönleriyle ilgilenen tüm klüp , dernek gibi çalışmaların bir günlük daha uzun periodlu, geniş bir konuşmacı ve dinleyici katılımıyla İzmir’de dağlık alan faaliyetleri konusunda ortak bir çalışmaya davet etmiş ve bu fikir desteklenmiştir.

Sn. İpek Yılmaz(Ödemiş Belediyesi) Belediye Başkanımızın selamlarını ileterek, dağa yönelik  çalışmaları önemsediklerini  gelecek 11 Aralık 2016 Dünya Dağlar Günü çalışmalarının geniş katılımla , Ödemiş Belediyesi desteğiyle,  işbirliğiyle Ödemiş’te yapılmasını teklif etmiştir. Bu teklif katılımcıları memnun etmiştir J)

Sn. Öner Gövsa,  dağ turizminin önemine değinerek, “dağ turizminin” mutlaka Türkiye’de önemsenmesi gerektiği, dağ turizmi rekabetinin yapıcı olması gerektiği üzerinde durmuş, dağ yatırımlarında özellikle uluslararası standartta işletmecilik halinde turist beklentilerini karşılayabilmenin önemi yanında; doğal olarak, yatırımların yer seçiminde ve yapı malzemesinde uygunluk ile kaliteye önem verilmesi hususuna vurgu yapmıştır. Ayrıca, dağların riskleriyle birlikte değerlendirilmesi ve sürdürülebilir dağ yönetiminde yerel halkın mutlaka katılım ve katkılarının alınması, dağ faaliyetlerinin yerel halk özellikle gençler için cazip hale getirilmesi ve dağlık alanlarda yaşamanın mali ve idari olarak kolaylaştırılmasının önemini ortaya koymuştur.

Sn.Nurettin Tarakçığolu, Odun Dışı Orman ürünlerinin önemi üzerinde durmuştur. Yurt dışına yapılan ihracatın öneminden bahsetmiş ve dağlık alanlarda yerel halkın katılımının sağlanmasının önemine değinmiştir. Uluslararası ilişkiler açısından siyasi ve ekonomik huzurun tatbikî ticari ilişkileri kolaylaştırdığını bir soru üzerine ortaya koymuştur. Sunum için tıklayınız.

Sn.Melis Güryıldırım, Bornova Belediye Başkanımız adına Toplantıya katılmıştır. Bornova Belediyesinin, çevre sağlığı ve dağ farkındalığına yönelik çeşitli dağ odaklı sivil toplum örgütleriyle yaptıkları başlıca çalışmalar ve yatırımlar anlatılmıştır. Ayrıca gelecekte dağlık alanlara yönelik toplumsal kalkınma ve çevre koruma–kullanma dengesini sağlama yönündeki yeni çalışmalara odaklandıklarını ve doğanın korunmasını önemsedikleri belirtilmiştir. Özellikle iklim değişikliğinin getirdiği sorunlarla büyük ölçüde ilişkili CO2 emisyonlarının azaltılmasına yönelik hedefleri içinde duyarlı hareket ettikleri ve eylem planları hazırladıklarına ilişkin bilgiler dinleyicilerle paylaşılmış ve Farkındalık Toplantısına katılan Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerimiz ile sivil toplum örgütlerinin katılımları ile desteklerinin beklendiği ve Bornova Belediye Yönetiminin toplumun ilgi gruplarıyla diyaloğa açık olduğu bildirilmiştir. 

Selçuk Belediye Başkanı Dr. Zeynel Bakıcı, İzmir’e 74 km uzaklıktaki Selçuk’un yüzölçümünün 295 km ve 2014 yılı nüfus verilerine göre toplam nüfusunun 35.281 olduğunu belirterek, 5393 sayılı Belediye Kanunu itibariyle aslında Belediyelerin kentsel hizmetlerle birlikte değerlendirilmesi gerekirken, 6360 sayılı kanun ile tarımsal görevlerin de belediyelerin çalışmaları arasına katıldığını belirterek, kent ve kırın birlikte düşünülmesi gerektiğini, belediyelerin sürdürülebilir yaşam kalitesinin artmasında önemli rolleri olduğunu açıklamıştır. Selçuk Belediyesinin İzmir’in diğer ilçe belediyelerine göre daha küçük bir alanda idari sorumluluğunun olduğunu ancak turizm, tarım ve dağ eko-sisteminin sürdürülebilirliği ile diğer kentsel fonksiyonların bir arada uyumlu beraberliğini sağlamak ve yerel halkın yaşam kalitesini artırmak gibi önemli bir rol üstlendiklerini tek tek açıklamıştır. Beldede çok önemli ve popüler tarihi eserler olduğu ve bir kısmının dağlık alanlarda yer aldığını belirterek, dağı öne çıkaran ve yerel kalkınmayı sağlayacak çok yönlü çalışmalar için Selçuk İlçesinin doğal ve kültürel kaynaklarıyla değerleri olduğu ve işbirliği ile bu yöndeki çalışmaları daha üst düzeye çekebilirliğe dikkat çekmiştir. Ayrıca Büyükşehir Belediyesi ile tarım konusunda ortak yürütülen başarılı çalışmalardan bahsetmiştir.

Bir katılımcının mağara turizmi ve mağaraların usulüne uygun, zarar verilmeden tanıtımı ve gezilebilmesi konusunda verdiği bilgiler bağlamında, Selçuk ilçesinde ilgi gösterebilecek mağaralar olduğu konusu dinleyicilere hatırlatılmış ve oldukça ilgi çekmiştir. Sn. Bakıcı, bu konuyla da ilgileneceklerini belirtmiş, yerel  çalışmalardaki gönüllü katılıma açık olduklarını belirterek , katılımcıları cesaretlendirmiştir.

Prof.Dr.Bülent Cihangir,  konuşmalar ile tartışmalar kısmı bittikten sonra genel bir değerlendirme yaparak, dağ aktivitelerinin giderek önem kazandığı ancak her aktivitenin kendine özgü koşulları olduğu, dağa çıkarken riskten kaçınmak ve krize sebep olmamak için , olmazsa olmaz hususların yerine getirilmesi gerektiği üzerinde özellikle durmuştur. Dağların korunması ve kirletilmemesi, dağların ve doğal yaşam hayatının bozulmamasına önem verilmesinde toplumsal sorumluluklarımız üzerinde durmuştur.

Yrd.Doç.Dr. Sevgi Tokgöz,  dağların sahip oldukları değerler özellikle de su kaynakları ile birlikte düşünülmesi ve önemsenmesi, dağların ve su kaynaklarının kirletilmemesinde idari ve toplumsal sorumluluklara dikkat çekmiştir.

Konuşmacılar özetle ve ilkesel olarak,

-          Dağlarımızın önemi, toplumsal sahiplenilmesi, anlaşılması, korunması ve doğa kaynaklı sürdürülebilir gelecekteki önemli rollerinin bilinmesi, yönetişim odaklı çalışmalar yapılması,

-          Dağ farkındalığının artırılması ve öncelikle takvimlere 11 Aralık Dünya Dağlar Günü belirlemesinin yapılmasının teşvik edilmesi, sipariş verenler ve alanların uyarılması , özellikle ilgili Bakanlıkların etkin dağ yönetimine sahip çıkması,

-          Dağların günübirlik başta olmak üzere çeşitli gezilerde kirletilmemesi, bu olgunun utanç ve usanç verdiği,

-          Yerel halkın ekonomik gelirlerini dağ ile bağlantılı artırabileceğinin farkındalığının yaratılması,

-          Kamu Yönetimlerinin dağ yerleşiklerine önem vermesi gerektiği,

-          Sivil örgütlerimizin dağlık alanlarda kadınlara ve gençlere yönelik kapasite artırıcı çalışmalara yönelmesinin faydalı olacağı, yerel yönetimlerle işbirliği gerekliliği,

-          Dağ konusunda koruma ve kullanma dengesini sağlamada toplumsal –kurumsal güç birliği yapılmasının önemli olduğu,

-          Dağda yetişen birçok ürünün dağ çileği gibi neredeyse yok olduğuna, dağ ürünlerinin korunması ve geliştirilmesi gerektiğine,

-          Kentlerin cadde kenarlarına meyve ağaçlarının dikilmesi,

-          Dağ profili, Dağ Çevresel Etki Değerlendirmeleri ve dağların risk haritalarının çıkarılması için akademik araştırmaların teşvik edilmesine,

-          Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Havza Islahı Daire Başkanlığında yeni yapılanan, Dağlık Alan Yönetimi Şube Müdürlüğünün, idari teşkilatlanmada görünürlüğünün sağlanması ve dağ yönetiminin daha üst idari düzeylere çekilmesinin %60’ı dağlık olan Türkiye için önemli olduğunun farkına varılması gerekliliği, 

-          Dağ çalışmalarına yönelik Dağlık Alan Belediyeler Birliği gibi, örgütlenmelerin önemine ve bu konuda girişimci olabilecek belediyelere destek verilmesi konularına

Yönelik genel kabul gören değerlendirmeler yapılmıştır.