TURİZM: ETİK KODLARI VE YÖNETİM STRATEJİLERİ KONULU 5. FARKINDALIK TOPLANTISI

Hits: 424

Toplantı Dosyaları ve Resimleri için Tıklayınız

 

 

 

 

turizmde global etik ilkeler

Dünya Turizm Örgütü, 13. Genel Kurulu’nu gerçekleştirdiği Santiago-Şili’de, turizmin toplum ve çevreye olumsuz etkilerini azaltmak, dünya turizminin sorumlu ve sürdürülebilir gelişimini bir dizi ilkeye bağlamak amacıyla, 1 Ekim 1999 tarihinde, üzerinde iki yıldır çalıştığı aşağıdaki Turizmde Global Etik İlkeler Bildirgesi’ni kabul etmiştir.

Bölüm 1: Turizmin Toplumlararası Karşılıklı Anlayışa Katkısı

1. Felsefi ve ahlaki değerler ile kültürel ve dini değerlerin çeşitliliğini kavramak ve bunlara saygı göstermek, sorumlu turizmin temeli ve sonucudur. Turizmin gelişmesinde etkili olan taraflar ve bizatihi turistler, ulusal azınlıklar ve yerli halk da dahil tüm insanların sosyal ve kültürel değerlerine önem vermelidir.

2. Turizm faaliyetleri, ev sahibi bölge ve ülkenin özellik ve gelenekleriyle uyum içinde, alışkanlık ve yasalarına saygı gösterilerek gerçekleştirilmelidir.

3. Ev sahibi topluluk ve yerel profesyoneller, bölgelerine gelecek turistlerin yaşam şekli, beklentileri ve damak zevklerine saygı göstermelidir.

4. Turist ve beraberindeki eşyanın güvenliğinden kamu görevlileri sorumludur. Turistin her türlü zarardan korunması için kamu görevlileri gerekli önlemleri almalıdır. Turistik tesislerin ve kültürel / doğal mirasın korunması milli yasalarla güvence altına alınmalıdır.

5. Başka yöreleri ziyaret eden turistler, her türlü suç, yanlış davranış ya da yerel halkı incitici veya küçük düşürücü davranışlardan kaçınmalıdır.

6. Turist, hangi destinasyonu ziyaret ediyorsa orayla ilgili sağlık, güvenlik başta olmak üzere asgari bilgileri edinmekle yükümlüdür.

Bölüm 2: Turizmin Bireysel ve Kollektif Yönleri

1. Genelde dinlenme, spor ve kültürle ilgili bir faaliyet olan turizm, bireysel ve kollektif organizasyonun bir unsuru olarak açık görüşlülükle gerçekleştirildiğinde, kendini eğitme ve toplum / kültürler arası farkları öğrenmek açısından önemli fırsattır.

2. Turizm faaliyeti insan haklarının, özellikle de çocuk, yaşlı, engelli, etnik azınlıklar gibi daha savunmasız grupların bireysel haklarının gelişmesine katkı sağlamalıdır.

3. Hangi şekilde olursa olsun insan sömürüsü, özellikle cinsel açıdan ve çocuklara uygulandığında, turizmin temel amaçlarına karşıdır. Bu turizmin bir eksikliğidir. Tüm ülkeler tarafından gerekli yasal önlemler alınarak, yasaklanmalı ve cezalandırılmalıdır.

4. Din, sağlık, eğitim, kültür, dil öğrenme amaçlı seyahatler, turizmin yararlı türleridir ve teşvik edilmelidir.

5. Turizmin ekonomik, sosyal, kültürel faydalarının ve getirdiği risklerin ülkelerin eğitim programlarına alınması desteklenmelidir.

Bölüm 3: Sürdürülebilir Gelişmenin Unsuru Olarak Turizm

1. Turizmin gelişmesinde bütün taraflar, sağlam, sürekli ve sürdürülebilir ekonomik büyüme perspektifinde doğal çevreyi korumakla yükümlüdür. İhtiyaçların giderilmesinde gelecek nesiller dikkate alınmalıdır.

2. Kaynak tasarrufu, özellikle de su ve enerji tasarrufu sağlayan ve atık azaltan yöntemlere öncelik tanıyan turizm türleri, ulusal / bölgesel / yerel kamu yetkililerince teşvik edilmelidir.

3. Okul tatilleri gibi turist akışının arttığı dönemler, turizmin çevre üzerindeki etkisini azaltacak şekilde düzenlenmelidir.

4. Turizm altyapısı ve faaliyetleri, ekosistem, bioçeşitlilik ve vahşi yaşamın korunmasını sağlayacak şekilde hazırlanmalıdır.

5. Doğa turizmi ve ekoturizm, turizmin gelişmesi ve zenginleşmesinde rol oynayan temel unsurlar olarak kabul edilmelidir.

Bölüm 4: Kültürel Mirası Kullanan ve Zenginleştiren Unsur Olarak Turizm

1. Turizm eserleri, insanoğlunun ortak mirasıdır.

2. Turizm politikası ve turizm faaliyetleri, sanatsal / arkeolojik / kültürel mirasa saygı içinde gelecek nesiller dikkate alınarak yürütülmelidir. Müzeler, anıtlar, tarihi kalıntılar özel korumaya alınmalıdır. Özel mülke ait kültürel mirasın halka açılması, sahiplerinin izniyle, desteklenmelidir.

3. Kültürel alanların ziyaretinden elde edilen gelirin en azından bir bölümü, bu alanların korunması ve geliştirilmesi için kullanılmalıdır.

4. Turizm faaliyetleri, geleneksel kültürel ürünlerin bozulması ya da standardize edilmesi yerine, yaşaması ve gelişmesine olanak verecek şekilde programlanmalıdır.

Bölüm 5: Ülke ve Toplumların Refahını Artıran Bir Faaliyet Olarak Turizm

1. Yerel nüfus, turizm faaliyetlerinin ekonomik, sosyal ve kültürel faydalarından, özellikle de turizmin yarattığı doğrudan ve dolaylı istihdamdan yararlanmalıdır.

2. Turizm politikaları, ziyaret edilen bölgedeki yaşam standardının yükseltilmesine katkıda bulunacak şekilde uygulanmalıdır. Turizm tesislerinin planlanması, mimarisi ve işletilmesi yerel ekonomik ve sosyal dokuya entegre olacak şekilde yürütülmelidir. Yetenekler eşit olduğunda, yerel işgücü tercih edilmelidir.

3. Sorunlu kıyı bölgeleri, adalar, kırsal alanlar gibi ekonomik faaliyetlerin yeterince gelişmediği bölgelerde turizm, refah yaratan bir araç olarak dikkate alınmalıdır.

4. Turizm yöneticileri, özellikle yatırımcılar, gerçekleştirecekleri projelerin çevre ve doğal yaşama etkisini inceleyen araştırmalar yapmalıdırlar. Şeffaflık ve nesnellik içinde, yapmayı planladıklarını yerel halkla paylaşmalı, projelerin olası sonuçları hakkında halkı bilgilendirmelidirler.

Bölüm 6: Turizmin Geliştirilmesinde Tarafların Yükümlülükleri

1. Turizm yöneticileri, turistlere gidecekleri yer, seyahat koşulları, konaklama tesisi hakkında gerçekçi bilgiler sağlamakla yükümlüdür. Kontratta taahhüt edilen doğa, fiyat ve hizmet kalitesiyle ilgili herhangi bir ihlal durumunda, ödenecek tazminatla ilgili açık ve anlaşılır hükümler bulunmalıdır.

2. Turizm yöneticileri, kamu görevlileriyle işbirliği yaparak, turistlerin güvenliği ve sağlığını güvence altına almakla yükümlüdür. Bu amaçla bir sigorta ve acil yardım sistemi kurulmasına ihtiyaç vardır. Bu konulardaki eksiklikler maddi tazminat ödenmesini gerektirir.

3. Turizm yöneticileri, turistlerin kültürel ve dini vecibelerini yerini getirmesine yardımcı olmalıdırlar.

4. Turist gönderen ve ağırlayan ülkelerin kamu görevlileri, turizm yöneticileri ve onların üye oldukları organizasyonlarla işbirliği içinde, tur düzenleyen firmanın iflası durumunda turistlerin ülkelerine dönmelerini sağlamalıdır.

5. Hükümetler, vatandaşlarını dünyanın değişik bölgelerinde meydana gelen olaylar hakkında bilgilendirmek, uyarmak hakkına / görevine sahiptir. Ancak bu bilgilendirme önyargı ve abartmadan uzak olmalı, destinasyon ülkelerine ya da kendi tur operatörlerine zarar verecek nitelik taşımamalıdır. Seyahat danışmanları ilgili ülkenin yetkilileriyle görüşerek, (varsa) tehlikenin gerçek boyutları hakkında uyarılarda bulunmalı veya normal şartlara dönüldüğü açıklanmalıdır.

6. Basın, özellikle de turizm basını, dünyadaki turizm hareketlerini değiştirecek olaylar hakkında doğru ve dengeli bilgi vermelidir. Sürekli gelişen iletişim teknolojisi ve elektronik ticaret de, bu doğruluk ve güvenilirlik ilkesine sadık olmalıdır.

Bölüm 7: Turizme Katılma Hakkı

1. Dünyanın sahip olduğu değerler, tüm insanlara açıktır. Yerel ve uluslararası turizm hareketine katılmak boş zaman değerlendirmesinin en iyi şekli olarak görülmeli ve her türlü engelleyici unsur ortadan kaldırılmalıdır.

2. Turizm hareketine katılmak, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde belirtilen dinlenme, çalışma saatlerinin sınırlandırılması ve ücretli izin hakkının bir sonucu olarak değerlendirilmelidir.

3. Sosyal turizm, özellikle de gruplar halinde yapılan turizm, kamu görevlilerinin desteğiyle geliştirilmelidir.

4. Aile, gençlik, öğrenci, 3. yaş ve özürlülerin turizm hareketine katılması kolaylaştırılmalı ve teşvik edilmelidir.

Bölüm 8: Turizm Hareketinde Özgürlük

1. Turist, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi uyarınca kendi ülkelerinde ya da ülkelerarası seyahat etme özgürlüğüne sahiptir. Transit geçiş, konaklama ve kültürel alanları ziyaret sırasında gereksiz formalite ve farklı muamele görmemeleri gerekir.

2. Turist, yerel ya da uluslararası iletişim kurma, idari, adli, sağlık hizmetlerinden yararlanma, diplomatik kurallar gereği kendi ülkesinin dış temsilcilikleriyle bağlantı kurma haklarına sahiptir.

3. Turiste, ziyaret ettiği ülkede, kendisiyle ilgili özel bilgilerin gizliliği konusunda güvence verilmelidir.

4. Sınır geçişlerinde uygulanan vize, sağlık, gümrük işlemleri, uluslararası anlaşmalar dikkate alınarak mümkün olduğunca basitleştirilmeli; bu konuda ülkeler arasında ortak bir yöntem geliştirilmelidir. Turizm, sektördeki rekabeti baltalayan vergi ve harçlardan arındırılmalıdır.

5. Turist, uluslararası konvertibiliteye sahip para birimini kullanma hakkına sahip olmalıdır.

Bölüm 9: Turizm Sektöründe Çalışanların ve Girişimcilerin Hakları

1. Turizm sektöründe ücretli veya kendi adına çalışanların temel hakları, sektörün mevsimsel, esnek ve uluslararası olma özellikleri de dikkate alınarak, yerel ve ulusal yönetim birimlerinin gözetiminde garanti altına alınmalıdır.

2. Turizmde ücretli ve kendi adına çalışanlar, eğitim, sosyal güvenlik, iş güvencesi, yaşam koşullarını iyileştirme gibi haklara sahip olmalıdır.

3. Gerekli yetenek ve donanıma sahip kişiler, ulusal yasal çerçeve dahilinde profesyonel anlamda turizmde faaliyet gösterme hakkına sahiptirler. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin sektöre girişinde yasal ve idari sınırlamalar asgariye indirilmelidir.

4. Turizmde çalışanlar arasında bilgi / deneyim alışverişi, sektörün gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası yasa ve anlaşmalarla söz konusu alışveriş kolaylaştırılmalı ve yaygınlaştırılmalıdır.

5. Turizmde faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin sektörü kontrol etmesi önlenmeli, bu şirketlerin bölgesel turizmin kalkınmasına yönelik yatırımlara yönelmeleri sağlanmalıdır.

6. Turist gönderen ve alan ülkelerde faaliyet gösteren firmaların ortaklıkları veya dengeli ilişkileri, sektörün sürdürülebilir gelişimine ve kazancın hakça dağılımına önemli katkı sağlamaktadır.

Bölüm 10: Turizmde Global Etik İlkelerin Uygulanması

1. Etik ilkelerin uygulanmasında kamu ve özel sektör işbirliği içinde olmalıdır.

2. Turizm sektöründeki tüm taraflar, turizmin geliştirilmesi, insan hakları, çevre, sağlık gibi konularda, uluslararası hukukun prensipleri dahilinde, başta Dünya Turizm Örgütü olmak üzere, uluslararası örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarını tanımaları ve izlemeleri gerekir.

3. Aynı taraflar, Turizmde Global Etik İlkelerin yorumlanması ve uygulanmasında ortaya çıkacak sorunların giderilmesinde bağımsız bir organ olan Turizmde Etik İlkeler Dünya Komitesi’ni tanımalıdır.

 

 

 

 

İZRO  -  İZMİR TURİST REHBERLERİ ODASI

SORUMLU TURİZM

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARININ KORUNMASI

 Sürdürülebilirlik kavramı hayatımıza girdiğinden günümüze bilimsel düzlemde bu kavram kendi mantıksal ve kaçınılmaz adımlarını atarak bir üst aşamaya taşındı. Çok çarpıcı ve bilinen bir misal verelim. Dünya iklim değişikliği sinyalleri vermeye başlayınca tatlı su kaynaklarımızın kısıtlı olduğu herkesin aklına geldi ve bu kaynakların en ekonomik ve uzun süre kullanılabilir olması için çareler aranması da bir sistematiğin doğmasına neden oldu. Su kaynakları konusu somut bir konuydu ve ölçülebilirliği de rakamlarla ifade ediliyordu.  Oysa sürdürülebilirlik kavramı pratik olduğu kadar kuramsaldı ve hemen her alana teşmil edilebilirdi.  Ancak hangi faaliyetlerin bu sürdürülebilirlik kavramı içinde mütalaa edilmesi gerektiği hala üzerine düşünülmemiş yani ucu açık bir konuydu. Zaman bu konuda en iyi ilaç oldu.

Daha açıklayıcı ve net olmak için geçmişte sıklıkla yapılan bir kıyaslamayı hatırlatmak istiyorum. Turizm ve sanayi bir terazinin iki kefesine yerleştirildiğinde sanayi genel olarak çevreyi kirleten, turizm ise aksine yani çevreye zararı olmayan, bir faaliyet olarak kabul görüyordu. Bu dönemde turizmin tanımı bacasız sanayi olmuştu.

Ama yukarıda işaret ettiğim gibi çevrenin kirlenmesi ya da kirletilmesi, uyum ya da uyumsuzluk yaşanması şeklinde kavram ve ölçütler artık hayatımıza girmişti ve işte bu nedenle her ekonomik faaliyetin çevre esas alınarak irdelenmesi de zaman içinde kaçınılmaz oldu.  Yakından incelendiğinde her ekonomik faaliyetin kendi hacmiyle orantılı ve de paydaşlarıyla, kullandığı malzemelerle, atıklarıyla yarattığı ciddi çevre sorunları olduğu gerçeği ortaya çıkıyordu. Şimdilerde siyasi bir silah haline getirilen ‘’Çevre Etkileşim Değerleri’’ raporları yatırımlar için istenen belgelerin başında geliyor.

 Anlaşılacağı gibi hiçbir ekonomik faaliyet arkasında iz bırakmadan gerçekleşmiyor. Yeryüzündeki tüm canlılar içinde bildiğimiz kadarıyla tabiatı, iklim koşullarını ve çevreyi en çok etkileyen ve dönüştüren insan olmuştur. Yani bugün varmış olduğumuz medeniyet ve bu medeniyetin kendini hâkim kılma şekli bize varlığımızın doğayla uyumlu ilerlemediğini ifade ediyor.  Bizim aradığımız ‘’Sorumlu Turizm’’ başlığı altında ve mevcut medeniyet koşulları içinde bu zararların asgariye nasıl çekilebileceğidir ya da uyumun ve faydanın azamiye nasıl çekilebileceğidir.

ETİK KODLAR

Etik sözü kapsamlı bir sözdür ve kimi zaman da hayatın sert gerçekleriyle çok uyum içinde olmamaktadır.  Bu sebeple de etik sözcüğü zihinlerimizi meşgul etmeye devam ediyor. Etik kodlar meslektaşlar arası ilişkileri ifade ettiği gibi bunun dışındaki alanları da kapsar

Ben kendi alanımız olan rehberliğin içsel etik kodlarına hiç girmeyeceğim. Çünkü konumuzla alakalı değiller. Ama gezenler ile gezilen yerler arasında sağlanmak istenen sorumluluğa dayalı bu yeni uyumda, kültür alışverişinin köprüsü ve koordinatörü rolündeki rehberlerin önemli bir yeri olduğunu vurgulamak isterim.  Ancak aklımızdan hiç çıkartmamamız gereken konu her türlü gezi ve seyahatin yasal sınırları çizilmiş ortamlar ve araçlarla gerçekleştiğidir. Bu sebeple kamu yöneticilerinin konu hakkında bilgi sahibi olmaları hem elzem hem de vazgeçilmez bir unsurdur. Bu bilhassa yeni kamu yatırımları gerektiren alanlarda çok açık bir biçimde ortaya çıkar.

Günümüzde durum     

Artık rehberlerin eskiye oranla gezi alan ve parkurları değişmiş, çeşitlenmiş ve zenginleşmiştir. Bu değişiklikte şüphesiz ki iç turizmin toplam turizm faaliyetleri içinde önemli bir paya sahip olmasının rolü büyüktür. Kendi insanımızın gezip görmek istediği yerler dış pazarlarda kolayca satılan isim yapmış destinasyon ve ören yerlerinden farklılık göstermektedir. Karadeniz yaylaları buna bir örnek teşkil eder.  Karadeniz Bölgesi yabancı turistler açısından örnek olarak Trabzon özelinde Ayasofya ve Sümela manastırı gibi binaların öne çıkması demektir. 
Ancak turizmin iç dış ayırımı yapmadan bir bütün olarak ele alınması rehberlerin bu konuda görevlerinin ve sorumluluklarının anlaşılması açısından doğru olan yaklaşımdır. Turist Rehberliği Meslek Yasası 07 Haziran 2012 tarihli TBMM Genel Kurulu’nda oylanarak geçti ve 22 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.  Bunu takip eden yönetmeliğin ve yeni gelişmelerin ışığında rehberlere konumuzla ilgili olarak kısaca şu görevlerin düştüğünü söyleyebiliriz. 

1- Ören yerlerinin korunması.

Önemli sit alanlarımız ve binalarımız aşırı insan yükü altındadır. Bazılarını saymak gerekirse bunların başında Topkapı, Ayasofya, Kariye, Göreme Kiliseleri gibi binalar ya da Efes, Hierapolis ve benzeri çok tanınan sit alanları gelmektedir. Burada rehberlerin yetenekleri ve olanakları çok da fazla değildir. Bu trafikten dolayı bir yıpranma kaçınılmazdır. Koruyucu rolümüz sorumsuz ziyaretçilerin özellikle verebilecekleri zararlara karşı dikkatli olmaktır.

2 – Doğal sit alanlarının korunması.

 Bu aynı zamanda hayvan ve bitki varlığının da korunmasını içermektedir. Doğal sit sadece toprak üstünü değil toprak altı ve denizin altını da kapsar. Bu tür turistik seyahatlerde turistlerin bilinç seviyesinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Burada dikkat edilmesi gereken konu endemik bitkiler, tohumlar ve kaçırılarak yurtdışına çıkartılmak istenen hayvanlar olabilir.

Rehberlerimiz her ne kadar sistemli bir eğitim almamış olsalar bile gelişmiş bir bilinç seviyesine sahiptir. Ancak sorumlu turizmin alanına giren yaygın sorunlar genel olarak kitle turizminin yarattığı sorunlardır.

Odamızın önerileri sıralarsak

1-Turizm dalında öğrenim görenler için

Sorumlu Turizm kavramının her dalda turizm eğitimi veren Üniversitelerimizde standart ders olarak okutulmasıdır.

 2-Turistik seyahatlere karılanlar ya da münferiden gezenler için

Kamu spotları, toplantılar, el ilanları dâhil çeşitli medya yoluyla bilinçlendirmeyi kapsamaktadır. Bilhassa rehber eşliğinde yapılmayan gezilerin bu açıdan ne denli sorunlu olabileceğini sanıyorum bu salondaki herkes anlayabilir.

3-Hepsinden daha önemlisi rehberlerin milli eğitimin değişik kademelerinde görev alarak yarının turistleri olan çocuklarımıza gerek zenginliklerimizle ilgili teorik bilgiler gerekse geziler vasıtasıyla doğru pratik bilgileri vermelerini sağlamak olmalıdır. Odamız bunun ilk adımı olarak niteleyebileceğimiz bir projeyi on yıldan fazla bir süredir başarıyla yürütmektedir ve ilkokul çağındaki binlerce çocuğa tabiat, çevre ve kentli olma ve onun değerlerine sahip çıkma bilincini aşılamıştır.

4-Gene sorumlu turizmin sağlıklı temellere oturması için yukarıda değindiğiz kamu yönetimini elinde tutanların bu konunun önemini kavrayıp yatırımları bu yönde yapması gerekmektedir.

İZRO  Başkanı

 

N.Nebil ALTINEL

Son birkaç yılda, iyi yaşamanın bir bakıma ya da ötekinin önemini gözardı etme eğilimindeyiz. Ancak ilaçlar hala bize yardım ediyor. Birkaç ilaç antifungal ilaçlardır. Erkekteki erektil disfonksiyon daha yaygındır, ancak bu durum normal olmaz. Viagra çeşitli hastalıkları bir tedavi etmek için öngörülen bir çare, hakkında ne bilmek zorunda? Viagra 100mg satın al hakkında bilmeniz gerekli en başarılı bilgi hangisidir? Ayrıca, sildenafil içeren düşünün. İktidarsızlık yaratan multipl şey var. Hastalar, tedaviden her süre doktora danışın. Online sağlığı bakım hizmetleri, Viagra gibi online uyuşturucu satın almak istiyorsanız çevrimiçi güvenlik seçeneklerinden yalnızca biridir.