Dr. Mustafa Tamer

 

DR. MUSTAFA TAMER’İN KALEMİNDEN YÜRÜTTÜĞÜ KIŞ TURİZMİ VE SPOR MERKEZİ PROJELERİ

Halen Merkez Valisi olarak görev yapan Dr. Mustafa TAMER idarecilik yaşamında diğer bazı uzmanlık alanlarının yanında, Türkiye’deki ismi aşağıda belirtilen dağlarda kış turizmi merkezlerinin kurulması çalışmalarına önayak olmuş veya katkıda bulunmuştur. Adı geçen dağları ve projeleri saydığımızda; Kayseri-Erciyes, Niğde-Ulukışla-Bolkar,Erzurum-Palandöken, İzmir-Ödemiş–Bozdağ ve Iğdır-Ağrı Dağı’dır. Bunlara ilişkin ilgi ve çalışmaları özet olarak aşağıya çıkarılmıştır. 

A.  KAYSERİ-ERCİYES DAĞI PROJESİ

Dr. Mustafa TAMER’ in dağ sevdası ilk önce lise öğrenimini Kayseri Lisesi’nde yapması nedeniyle yatılı öğrenci olduğu için sınıfta ders çalışırken ve yatakhaneden Erciyes Dağı (3917) muhteşem görünürdü ve günlerce ve saatlerce onu seyrederek geçerdi günleri. Dağ sevdası Erciyes Dağı’nı seyrederek ve cezp edici görüntüsü ile ilgilenerek başladı.

Arkasından; öğrenimini tamamladıktan sonra Kayseri Maiyet Memuru (Kaymakam Adayı) olarak atanması ile birlikte; Kayseri Valiliği bünyesinde yürütülen çalışmalar nedeniyle tekrar Erciyes Dağı ile ilgili ilgilenmesi devam etti. Staj yaptığı süre içerisinde Erciyes Dağı’nda Valiliğin yürüttüğü ve yürüteceği çalışmaların tespiti ve hazırlanması konusunda görev aldı. Valiliğin bu konudaki rapor ve brifinglerini hazırladı. Böylece bu çalışmalar dağlarla ve kış turizmi konusunda ilk tecrübe denemesi oldu. Kayseri Erciyes Dağı  Kış Turizmi Merkezi Projesi bu konuda adeta gözlerini açtığı yer oldu.

 B. ULUKIŞLA-BOLKAR DAĞLARI PROJESİ

Daha sonra, kura çekerek Niğde ili Ulukışla Kaymakamı olarak atanması üzerine; mesleğinin ilk yıllarında dağlarla olan ilgisini devam ettirme ve bu konuyla meşgul olma imkânı buldu.  Başta da belirtildiği gibi Ulukışla Kaymakamı olarak göreve başladıktan sonra, Orta Toroslar’ın üzerinde yer alan Bolkar Dağı üzerindeki bir krater gölü niteliğindeki Karagöl civarında ve Medetsiz Tepesi'nde (3585) bir Kış Turizm Merkezi kurulması için bir proje hazırlamaya başladı. Adı üstünde Bolkar Dağı gerçekten karın bol olduğu ve kış turizmine son derece elverişli potansiyeli olan bir alandır.

Özellikle yakınlığı ve potansiyeli nedeniyle Adana'ya hitap etmesi için Niğde Valiliği ile Adana Valiliği’nin müşterek bir yatırım yapılması kararlaştırılmış ve bazı adımlarda atılmıştı. Bu konuda her iki il özel idarelerinde prensip kararı alınmıştı. Ulukışla ilçesi Darboğaz Kasabası’ndan Medetsiz Tepesi’ne uzanan bir telesiyej projesi yapıldı. Bu projenin Niğde Valiliği ve Adana Valiliği arasında yapılması hususunda daha sonra Çamardı Demirkazık dağında vefat eden o zamanki Niğde Dağcılık Ajanı ve dağların sevdalısı Mümtaz Çankaya’nın da büyük çabaları olmuştur. Onu da bu vesile ile rahmetle anıyorum. Aradan biraz zaman geçtikten sonra, yöneticilerin değişmesi ve tayinlerinin çıkması sonucunda büyük emeklerle hazırlanan etüd çalışmaları ve projeler öylece kalakaldı. ( Türkiye de genellikle çoğu olayda olduğu gibi) Daha sonrada Bolkarlar’a BENİM TARAFIMDAN YAPTIRILAN küçük bir dağ evinden başka herhangi bir yatırım yapılmadı. Halbuki BOLKAR DAĞLARI turizm ve kayak açısından Türkiye’nin en önemli ve güzel merkezlerinden birisidir. Halen  bakir bir şekilde yatmaktadır.

 C.  ERZURUM PALANDÖKEN KIŞ TURİZMİ PROJESİ

Ulukışla’dan sonra Elazığ’ın yeni ilçesi olan Kovancılar’ın ilk Kaymakamı olarak atanınca ilçenin kuruluşunu tamamladıktan sonra, 1990 yılında Erzurum Vali Yardımcılığı görevine getirildi. Daha göreve başladığı günlerde Erzurum Palandöken Kış Turizmi ve Master Planı hazırlıklarının yıllardır tamamlanamadığının tespiti üzerine bir an önce tamamlanarak fiiliyata dönüştürülebilmesi için Erzurum Valiliği bünyesinde yeni bir yapılanmaya gidildi ve Valilik Kış Turizmi Komisyonu kurularak adı geçen Komisyonun Başkanlığına Vali Yardımcısı Dr. Mustafa TAMER getirildi. Yani projenin bütün sorumluluğu Mustafa TAMER’e verildi. Hemen işe başlayarak konunun ilgililerinden ve uzmanlarından oluşan kuvvetli bir ekip kuruldu ve 6-7 senedir bitirilemeyen Master Plan çalışmalarına sürat verilerek bitirilmesi için kabul çalışmaları yapıldı. Amaç bir an önce yatırımlara başlamak idi. Çünkü işin sürüncemede bırakılması sonucunda; yıllardır ‘’hazırlanıyor, bitti bitecek’’, gibi söylemlerle Erzurum da Kış Turizmi Projesi'nden beklentiler azalmış ve projeye olan inanırlık hemen hemen ortadan kalkmış bulunuyordu.

Böylece, olayı tam tersine çevirerek bir sinerji yaratıldı ve hızla yatırımlara başlandı. 25.000’ lik, 5.000’lik ve 1.000’ lik imar planları yapıldı. Proje için üç bölge belirlendi. Palandöken Boğazı, Gez Platosu ve Konaklı Bölgesi olmak üzere üç alanlı ve üç kademeli bir planlama yapıldı. İlk aşamada Palandöken Boğazı’nda (Hınıs Boğazı da denir, Ejder Tepesi 3176) ki mevcut kurulu kapasiteden de faydalanılarak geliştirilmesi ve ileriye götürülmesi amaçlanmaktaydı. Bu bölge geliştirildikten sonra Uluslararası her türlü yarışmalara ve ölçülere sahip,  emsali az bulunan ve olimpik özellikler taşıyanKonaklı Bölgesi daha ileriki bir aşamada ve  geniş kapasiteli olarak planlandı. Beklemeye zaman yoktu ve biran önce somut adımlarında atılması gerektiği düşüncesinden hareketle, hemen altyapı yatırımlarına başlanıldı. Palandöken Boğazı’nda, yol, kanalizasyon, elektrik, telefon, içme suyu ve ağaçlandırma gibi  konularda süratle altyapılar tamamlandı.. Bütün bu çalışmalar Vali Yardımcısı ve Kış Turizmi Komisyonu Başkanı Mustafa TAMER’ in nezaretinde ve sorumluluğunda gerçekleşti. (1992) Arkasından İmar Planı'nın onaylanması işleminden sonra, otellerin yapılması için arsa tahsisi çalışmalarına başlanıldı. Ayrıca, yoğun bir tanıtım kampanyası düzenlendi.

Diğer yandan, İl Özel İdaresi’nin elinde bulunan günübirlik tesisler ve mevcut 16 yataklı bina ülke çapında faaliyet gösteren büyük bir oteller zinciri olan DEDEMAN'a  Dr. Mustafa TAMER’ in başkanlığında açılan  ihale sonucunda verildi. Bu otelin ve yatırımların yapımını müteakip diğerleri gelmeye başladı ve bugünkü haline kavuştu Palandöken. Mekanik Tesisleri’nin projesi ve ödenek işlemleri bitirildi ve inşası ise görevden ayrıldıktan sonra tamamlandı. 1993 yılında 4 ay süreyle yapmış olduğu Erzurum Vali Vekilliği görevi sırasında mevcut kapasiteyi kullanmak suretiyle ve Orman Bakanlığı’ndan alınan 10 milyar TL ödenekle (1993) Erzurum Gez Yaylası’nda Konaklı’ ya kadar olan bölgede yaklaşık 20 km.lik uzunluğundaki bir alanda teraslama ve ağaçlandırma çalışması o zamanki Erzurum Vali Vekili Mustafa TAMER’ in önderliğinde yapıldı. Bugün uçakla Erzurum’a inerken havadan dahi görünen PalandökenSıradağları'nın yamaçlarındaki mevcut ağaçların büyük bir kısmı o zamanda dikilmiştir. Netice itibariyle Erzurumgözde bir kış turizmi merkezi olma yolunda hızla ilerlemektedir. Yapanları gururlandıran en önemli konu ise  bunda katkılarının olmasıdır. Geçtiğimiz yıllarda Erzurum Palandöken’de yapılan  Dünya Üniversitelerarası  Kış Olimpiyatları’nın yapılabilmesi için gereken hazırlıklar o zamanki çalışmalara  ve atılan sağlam temellere dayanmaktadır.

Kim ne yaparsa yapsın tarih hizmet edeni asla unutmaz ve altın harflerle yazar. 

D.  İZMİR-ÖDEMİŞ –BOZDAĞ PROJESİ

Erzurum’dan  tayin olduğu Ankara’da 4 yıl süreyle İçişleri Bakanlığı’ nda Daire Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra,  İzmir Vali Yardımcılığı görevine getirilmesi üzerine; yeniden kış turizmi ve dağcılık çalışmaları içerisinde kendisini buldu. Yöresinin önemli bir dağı olan ve her yönüyle potansiyeli bulunan MANİSA ile ÖDEMİŞ arasında yer alan Bozdağ (2158) hem mitolojik, hem de inanç turizmi açısından çok önemli bir dağdır. İzmir’de yaşayan dağcılık uzmanı ve İnşaat Yüksek Mühendisi Öner GÖVSA’nında öncülüğünde İzmir Valiliği tarafından yapımına başlanılan Bozdağ Kış Turizmi Merkezi çalışmaları başlangıç aşamasında iken, birdenbire Vali Yardımcısı Dr. Mustafa TAMER’ in sorumluluğuna verildi. Sadece mekanik tesisleri bitmiş olarak ve su basman seviyesindeki otel inşaatı bulunan tesisler bir işleticiye daha önce ihale edilmiş idi. İmar planı henüz tamamlanmadan işe başlandığı için doğal olarak altyapı çalışmaları da henüz başlanmamış vaziyetteydi. Mevcut haliyle İl Özel İdaresi tarafından yap- işlet- devret modeline göre kiraya verilen kış turizmi alanının henüz yer tahsisi çalışmaları dahi yapılmamış idi.

O zamanki valilerinde desteğiyle eşsiz bir güzelliğe ve zenginliğe sahip olan Bozdağ ile birlikte Unesco ve ÇEKÜL Vakfı tarafından yapılan Dünya kültürel miras çalışmalarda 7 kentten biri olarak seçilen BİRGi,  hemen yanı başında yer alan doğal güzellikleri ile ünlü GÖLCÜK ve bir başka güzellik olan YILANLIKAYA, TİRE evleri ve bölgedeki Kaymakçı ve Bademli gibi diğer bazı kasabalar bir bütün olarak ele alınıp turizm açısından geliştirilmesi için kapsamlı bir çalışmalar başlatıldı ve projenin koordinatörlüğü ve başkanlığı TAMER’ in sorumluluğuma verildi ve yürütüldü. Bahsedilen yerlerle ilgili çok sayıda alt proje ile yürütülmesine rağmen konumuz itibariyle burayı ilgilendiren kış turizmi ile ilgili olanlara baktığımızda, yine Ödemiş Bozdağ Kasabası ve Bozdağ arasındaki yolun ıslahı ve asfaltlanması istinat duvarları, sanat yapıları, telefon, elektrik, içmesuyu, çığ önleme projesi, otel gibi yatırımlar yapıldı. Ayrıca. 25.000’lik, 5.000’ lik ve 1.000’ lik imar planları tamamlandı. Orman Bakanlığı’ndan arazinin il özel idaresi adına geçici tahsisi sağlandı. 1998 yılında günübirlik olarak bir günde gelen insan sayısı  5000 kişiyi buldu. Hatta ‘’sabah Çeşme’de denize girip, öğleden sonra Bozdağ’da kayak yapma imkanı’’  bulunmaktaydı. Potansiyeli son derece yüksek ve ulaşım ve bölge imkanları tartışmasız olan Bozdağ hızla ilerlemeye aday bir kış turizm merkezimizdir. Burada eksik olan tek şey tesislerin 1500 metre seviyesine kurulmuş olması ve kar tutma seviyesinin ise 1650’lerde başlamasıdır. Bu 150 metrelik seviye ise suni kar yapıcılar(snow maker) vasıtasıyla (Türkiye’de ilk defa) beslenmektedir. Dağda yapılması gereken en önemli işlerden ikisi ise çığ önleme sistemlerinin kurulması ve bazı kayak pistlerinin açılmasıdır. Son yıllarda bu konuda bir hayli çalışmaların yapılmakta olduğu da bilinmektedir. Dr. Mustafa TAMER’ in çabalarıyla kurulanİzmir Kayak ve Doğa Sporları Derneği’ de bir sivil toplum örgütü olarak projeye ve dağa sahip olmaya devam etmektedir. Önceki projelerde ki deneyimlerden ve yaşanan olaylardan alınan derslerin sonucunda;  projenin kalıcı olabilmesi ve ilgililer görevden ayrıldıktan sonrada sürmesi için bu Dernek kurulmuştur. 

E. IĞDIR-AĞRI DAĞI PROJESİ

Bilindiği gibi Mustafa TAMER’ in İzmir Vali Yardımcılığı görevinden sonra atandığı Iğdır Valiliği görevi sırasında; yapılan çalışmaları ve dağın potansiyelini tanıtma amaçlı olarak hazırladığı’’ Sevdamız Ağrı Dağı’’ isimli kitabın giriş kısmında Dr. Mustafa TAMER’ in yazdığı önsözde aynen  ‘’Ağrı Dağı bir sevdadır, bir destandır, bir ülküdür, bir inançtır. Ağrı Dağı efsanelere ve dinlere göre; insanlığın doğduğu, Adem ile Havanın yaşadığı, Nuh Tufanı'nın yaşandığı, dünyanın ve insanlığın yeniden hayat bulduğu bir mekandır. Gökyüzüne uzanan bu ulu ve kutsal dağ, insanlık için çok önemli bir değerdir.’’ demişti. Böylece dağın önemini ve değerini anlatmaya gayret etmişti. Ağrı Dağı (5137) efsane bir dağ. Onun kıymetini çok iyi anlamak lazımdır. Gerçektende mevcut potansiyelin kıymetini anlayabilmek için internete girerek dağın Latince ismini yazıldığında, binlerce sayıda çalışmanın yurtdışında yapıldığını görünce hayretlere düşüyor insan. Elimizde mevcut böylesine kıymetli bir hazinenin kullanılmadan atıl şekilde durması gerçekten düşündürücüdür. Bilindiği gibi Ermenistan Ağrı Dağına büyük önem vermekte, hatta paralarının üzerine, eşyaların ve satılan her türlü ticari malzemenin üzerine Ağrı Dağının resmini koymakta veya ismini vermektedir. Bu konu bile tek başına bu dağın üzerine ne kadar titrememiz gerektiğine bir gerekçe olmalıdır. Her türlü hain emellere karşı Ağrı Dağı’nı nakış nakış Türk motifleri ile işlememiz gereklidir. 

Türkiye’de mevcut dağlarda ve kış turizmi merkezlerinde 20’ye yakın yerde iyi kötü yatırım ve tesis yapılmış iken, bu hazinenin atıl kalması enteresandır. Halbuki  diğer turizm merkezinin bulunduğu 20 civarındaki dağların kendileri başlı başına bir değer olmalarına rağmen, Ağrı Dağı ile kıyaslanınca hepsinin toplam potansiyellerinin  Ağrı Dağı'nın  % 10 u bile etmeyecek dağlara yapılanlara bakıldığında (Bursa-Uludağ, Bolu–Kartalkaya, Çankırı-Ilgaz,Ankara –Elmadağ, Kayseri- Erciyes, Erzurum –Palandöken, Kars-Sarıkamış vb), bu dağın boş kalmasına gönül razı olamazdı. Yıllardır bu konuda mevcut olan birikimlerini burada hazır  bir ilin en üst görevlisi olarak bir pozisyonda iken , gerçekleştirme fırsatı doğuyordu ona. Hemen göreve başlar başlamaz etüt çalışmalarına başlanıldı ve konunun uzmanları ile mahallinde incelemeler yapılarak potansiyel olan bölgeler tespit edildi. Yıllarca süren terör nedeniyle hayvan otlatmasına ve yaylaya çıkmaya yasak olan dağ otlamaya açıldı. Çünkü buradan binlerce insanımız geçimini sağlamaktaydı ve yüzlerce yıl bu dağda yaşamak insanların yaşam biçimi ve kadimden gelen hakları olmuştu. Dağın Iğdır yönü otlamaya ve yaylaya serbest bırakıldığı anda ildeki mevcut hayvan sayısının % 60-70 oranında arttığını gözlemlendi. Bu dahi başlı başına çok önemli bir olaydı. Çünkü ünlü Sivas Valisi Halil Rıfat Paşa’ nın deyişiyle ‘’Gidemediğin yer senin değildir’’ düşüncesinden hareketle, bu yönde kararlar alınmıştır. 

12 ay süreyle bünyesinde kar barındıran Ağrı Dağı’ nda 12 ay süreyle kayak yapmak imkânı bulunmaktadır. Halbuki Türkiye’de bu süre yaklaşık 7 ay ile en fazla Palandöken’dedir.. Ağrı Dağı’ nda; inanç turizmi, yayla turizmi, kuş gözetleme, foto safari, botanik (bitki inceleme), çim kayağı, kayak, yamaç paraşütü, mağara turizmi, termal turizm, dağ sporları, kampçılık, dağ yürüyüşü, dağ bisikleti, motokros, dağ rallisi, atlıspor gibi sayısız aktivitelere müsait bir potansiyeldir. Bu potansiyel için büyük bir tanıtım çalışması ve halka yönelik benimsetme atağı başlatıldı. Üç defa değişik zamanlarda Iğdır Ağrı Dağı Nuh’un Gemisi Festivali ismiyle festival ve bahar şenlikleri yapıldı. Bu festivallere on binlerce vatandaşımız katıldı ve yapılan çalışmaları ve projeyi en üst seviyede desteklediler. . İnşaat Yüksek Mühendisi Öner GÖVSA’nın önderliğinde Hazırlanan proje ile;

Tarihi Korhan Yaylası ve Kışlası’ nda (Iğdır ilinin eski yerleşim yeri.) imar planı yapılarak yerleşim ve konaklama tesisleri,

Korhan Yaylası –Küp Gölü-Ağrı Dağı Zirvesi- Yenidoğan- Serdarbulak ( Küçük Ağrı Dağı eteği) arasında gondollift, skylify ve telesiyejler,

Askerkülü Çukuru  denilen tepe (ki bu tepe hem Iğdır hem de Doğubeyazıt ’tan görülebilmektedir 3550 metre) Nuh Müze Restoranı Kültür Sitesi Toplantı Salonu ve Kütüphane'den oluşan Nuhun Gemisi’ nin benzeri mimari özellikleri taşıyan tesislerin yapılması kararlaştırılmıştır.

Iğdır Ağrı Dağı Doğa Sporları ve Kış Turizmi Merkezi Projesi ismi ile hazırlanan  176 milyon Dolar toplam bedeli olan proje ; 8.000 yatak kapasitesi  ve aynı anda 6.000 kişinin kayak yapabileceği bir yatırım potansiyelini içermektedir. Bu sayede; 15.000 kişiye iş imkanı sağlayan projenin yıllık getirisi 76 milyon Dolar olacaktır. 107 hektarlık bir alanda uygulanacak olan proje için altyapı hizmeti tamamlandıktan sonra tamamı yap-işlet-devret modeli ile işletileceğinden devletin bütçesinden yatırım yapmaya gerek bulunmamaktadır. Projenin altyapısının tamamı il özel idaresi bütçesinden yapılmıştır. Yol, içme suyu, elektrik, telefon, imar planı , karakol ve sanat yapıları bitirilmiş durumdadır. Ayrıca, lokanta, 20 yataklı bina, umumi tuvaletler, köy hizmetleri şantiye binası da tamamlanmıştır. Daha yakın zamana kadar 1.500-2.000 kişilik terör örgütü mensuplarının içtima yaparak toplandığı yerde;  58 metre uzunluğundaki direkte 6x9 ebadında 54 metre karelik Türk bayrağı dalgalanmakta ve taş binadan 8 tane 10 metrelik burçları bulunan kale gibi çok güzel bir 180 kişilik Jandarma Karakolu hizmet vermektedir. Neticede; imar planı kesinleşip yürürlüğe girmiş olan bu alanda 2002 yılından beri yatırım yapabilme imkânı fiilen ve hukuken mevut olmasına rağmen, henüz o tarihten günümüze kadar projeyi ilerletici önemli bir çalışmanın yapılmamış olması düşündürücüdür.

Ayrıca, TEMA Vakfı  ile birlikte başlatmış olunan Ağrı Dağının Milli Park olması konusu tamamlanmıştır.. 107 hektarlık alanın tamamı Iğdır il Özel İdaresi adına Hazine’den satın alınarak tahsis ettirilmiştir. Projenin gerçekleşeceği alan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na tescil ettirilerek korunması sağlanmıştır. Tarihi Korhan Yaylası Iğdır iline 36 ve Doğubeyazıt ilçesine giden karayoluna ise 16 kmdir. Tesislere gidecek yolun tamamı  asfaltlanmıştır. İş makinelerinin boş zamanlarında 16 km lik üst seviyede asfalt kaplı yol yapılmıştır. Ayrıca Karakoyunlu ilçesinden 22 kmlik ikinci bir yol açılmıştır. Üçüncü bir yol ise Aralık Yenidoğan  köyü tarafından 30 km  yapılmış ve stablize kaplanmıştır. Volkanik olması nedeniyle toz ve kayalardan oluşan bir dağda değişik yönlerden  100 km ye yakın yol yapılmıştır. Bu dahi başlıbaşına çok önemlidir. Çünkü daha önce eşek ve katır sırtında yaylaya çıkan onbinlerce vatandaşlarımız her türlü motorlu araçla ve her marka otomobil ile dağda gideceği yere ulaşılır hale gelmiştir. En nihayet bu dünya çapındaki değere ve üne sahip dağın potansiyelini harekete geçirmeyi amaçlayan proje gerçekten Türkiye’nin prestij projelerinden biridir. TAMER’ in deyimiyle ‘’AĞRI Dağı Bir Sevdadır. İmzamı atmak istediğim’’.

FSONUÇ

Yukarıda kısaca özetlenen projeler ve bunlara ilişkin olarak yapılan çalışmalardan da görüleceği üzere, istenildiği takdirde ne gibi potansiyellerin ortaya konabileceği görülmektedir. Türkiye’de mevcut turizm potansiyeli olarak; deniz, inanç, kültür, yayla, termal, kamp-karavan, mağara, bisiklet, sportif (yamaç paraşütü, binicilik vs), av gibi turizm çeşitlerine ilave olarak DAĞ ve KIŞ TURİZMİ’ nin de geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye’de bu yönde büyük bir potansiyel bulunmaktadır. İşte yurdun çeşitli bölgelerinde görev yapan bir mülki idare amiri olarak  Vali Dr. Mustafa  TAMER bu konulardaki bir hayli çalışmaya imzasını atmış ve deneyim sahibi olmuştur.Bu tür çalışmaların belge haline getirilmesi konuya ilgi duyanlara örnek olacak ve yol gösterecektir.